Turkiye cumhuriyeti 1923 yilinda kurulduktan sonra devletin yeniden yapilandirilmasi icin cok buyuk reformlar yapildi. Bu reformlardan en onemlisi ve en etkili olanlardan biri de 1928 yilinda kabul edilen yeni alfabe degisikligiydi. Bu degisiklikle birlikte uzun yillardir Osmanli Imparatorlugunda kullanilan Arap alfabesi birakildi ve Latin alfabesine gecildi. Bu tarihi karar, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Ataturk tarafindan on plana cikarildi ve Turk halkinin okuma yazma oraninin artmasina, egitime erisimin kolaylasmasina ve modern dunyaya entegrasyonun hizlanmasina buyuk katki sagladi.
Osmanli doneminde Arap harfleriyle yazilan Turkce, Turk halki icin ogrenilmesi oldukca zor bir sistemdi. Arapca ve Farsca kokenli kelimelerin agir basmasi, yazim ile telaffuz arasinda buyuk farklar olmasi, ogrenmeyi ciddi anlamda guclastiriyordu. Ataturk ve diger inkilapcilar, Turkce'nin kendi ses yapilarina uygun, daha basit ve mantikli bir yazim sistemine ihtiyac oldugunu fark ettiler. Bu nedenle, uzun calismalar sonucu Latin alfabesi uzerinden uyarlanan yeni bir alfabe hazirlandi. Bu alfabe, Turkce'nin 29 sesine tam olarak uyacak sekilde sekillendirildi ve her harf bir sesi temsil edecek sekilde duzenlendi.
Yeni Turk alfabesi toplam 29 harften olusur. Bunlarin 8 tanesi unlu (a, e, i, o, o, u, u, e), 21 tanesi unsuzdur. Alfabe, sadece Turkce'nin ses yapisi goz onunde bulundurularak olusturuldugu icin, yazim ile okuma arasinda neredeyse tam bir uyum vardir. Ornegin, "kalem" kelimesi gozle goruldugu gibi telaffuz edilir. Bu da ogrenen kisi icin cok buyuk kolaylik saglar. Ayrica, yeni alfabe Turk dili arastirmalarini da hizlandirdi ve Turkce'nin ozunu arastirma cabalarina yeni bir boyut katti.
Alfabe degisikliginin en buyuk etkilerinden biri, Turk halkinin okuma yazma oraninin cok hizli sekilde artmasiydi. Arap harfleriyle yazilan eski sistemde okuma yazma oraninin %10 civarinda oldugu tahmin edilirken, yeni alfabe sayesinde bu oran onlu yillar icinde ciddi sekilde yukseldi. Halka dagitilan "Halk Ogretimi" kitaplari, Ataturk' un kisisel katkisiyla hazirlanan ogretim metotlari ve muhtelif eglenceli yontemlerle milyonlarca Turk vatanda?i k?sa surede okuma yazma ogrendi. Bu durum, hem bireysel gelisimi hem de ulusal bilincin artmasini sagladi.
Latin alfabesine gecis, Turklerin diger ulkelerle olan iletisimini de cok kolaylastirdi. Avrupa ve diger Latin alfabesi kullanan ulkelerle yazisma, belge olusturma, teknik bilgi alisverisi yapma imkani artti. Bu da Turk sanayisinin, biliminin ve egitim sisteminin daha hizli gelismesine katki sundu. Ayni zamanda yabanci dillerin ogrenilmesi de daha basit hale geldi.
Bugun Turk alfabesi, Turkce'yi konusan tum ulkelerde ve Turk topluluklarinin bulundugu bircok bolgede kullanilmaktadir. Bu alfabe, Turk ulusal kimliginin onemli sembollerinden biri haline gelmistir. Her yil 1 Kasim "Alfabe Gunu" olarak kutlanmakta ve bu tarih, Turk dunyasinin egitim ve ilerleme tarihinde onemli bir yer tutmaktadir. Turk alfabesinin bu buyuk degisimi, sadece bir yazim sistemi degisikligi olmaktan cok, bir uygarlik atilimi olarak tarihe gecmistir.
